Oyuncaklarımız

Sophie; elinde tutup kemirmeye başlayalı çok oldu. Ama hala tam beceremiyor her aldığını ağzına götürmeyi. (Sophie)


Uyku arkadaşı; Eşim bayıldı İkea'da ilk gördüğünde ve uyku arkadaşı yapmaya karar verdik. Henüz anlamıyor ama kırmızı burnu o kadar çekici ki bir ısırık almadan duramıyor. (İkea)
Titreşimli Köpecik; ilk oyuncağı diyebiliriz. İlk kez bir şeyleri takip etmeye başlayınca almıştık. İlk zamanlar sadece seyretti daha sonra uzandı, ısırdı ve çekerek titretmeye başladı. 6. aydan sonra pek fazla dikkatini çekmez oldu. Arasıra pusetine taktığımızda ayağını kemiriyor o kadar.(Playgro) 


Diş kaşıyıcısı; en yeni oyuncağımız. Henüz tutup ağzına atmadı. Soğutup verdiğimde soğukluğundan olacak ki yüzünü buruşturdu. (Bebedor)

Minik Ayı; Oğlum için almamıştım ama şu aralar favorisi. Kücük ve hafif  ayrıca kolay tutulduğu için rahat rahat güreş tutabiliyorlar. Malum bizimki tüysiklet :) Kurban bayramı yolculukları sırasında 7.5 aylıkken kaybettik. Kaybetmeseydik ileride oğlum için havlu askısı görevi verecektim :( (Playgro)

Elma kurdu; farklı renk ve dokulara sahip sayfaları, sayfaların kenarından fırlayan kurdelalar, dişliği ve hışırtılı sesi ile son zamanların gözdelerinden. Tesadüf bir indirim ile aldığım ama benim bile bayıldığım bir oyuncak. Ki aldıktan sonra markanın diğer ürünlerine baktığımda baya pahalı olduğunu gördüm. (Lamaze)

Dönence; geç aldığımız için çok kısa bir süre kullandık. Ama peluşları o kadar sevimli ki yatağından kaldırmadım. (Playgro)

Eşek Kitap; özellikle hışırtılı şeylere ilgi duymaya başladığında almıştık. O kadar çok sevdi ki çıldırdı bununla oynarken. Yüz üstü yatarken vurmayı bu oyuncak sayesinde öğrendi. Hışırdattı, ısırdı, attı, vurdu, burnunu sürttü :) 6. aydan sonra ilgisini çekmedi. (Playgro)

Oyun Halısı; En uzun soluklu kullandığımız ve aynı zamanda en çok vakit geçirdiği oyuncak. İlk olarak sırt üstü yatarak uzanmaya başladı. Sırayla kediciğe vurarak müzik dinledi, kelebeklere uzanıp dokunurken bir anda tutup çekmeye başladı. Sonraları sırt üstü yatmaktan sıkılmaya başladı ve yüz üstü koymaya başladık. Yattığı yerden çıngırağı döndürmeye, aynaya vurmaya ve yaprağı çekiştirerek altında saklanan kertenkeleye Ce yapmaya başladı. Aynı zamanda halı yüzeyindeki figürlere vurmaya ya da yakalamaya çalışarak epey oyalandığı günler oldu. Halının üzerindeki tüm desenler halı üzerinde tam tur atılarak tek tek incelendi. Bu tam tur atma çabaları sırasında engeller de itina ile atlandı malum halının üzerinde zürafa, ağaç ve sarmaşık gibi bilumum engeller var. Son olarak Zürafanın ağzında duran kuşu ağzına götürmek için çabalamaya başladı. Uzun bir süre kuşu tutmaya çalıştı. Eline göra büyük ve yuvarlak hatlı kuşu tutmak kolay olmadığından kuyruk ve gagasındaki tutulabilecek ince yerleri keşfetti. Kuşu tutmaya başlayınca sıra onu aradan koparmaya geldi. Ama Zürafa da inatcı çıktı ve uzun bir çekişme sonunda Bartu galip gelerek koparmayı başardı. Bu süreç boyunca zürafa ile uzun ağız kavgaları da yapıldı tabi. Şimdi ise yatar yatmaz kelebeği kopartıp bir kenara atıyor, kediciğe ayağıyla yuruyor, bir hışımla kuşu söküp alıyor ve yattığındaki karşıdaki üçgen bölümü indirip arkasını inceliyor ki başka incelenecek bir alan kalmasın :) 7. ayda sürünmeye başladıktan sonra gözden düştü. (Fisher Price)

Projektör; Dönence mi projektör mü yoksa ikisi bir arada olanları mı alayım derken indirimden aldığım bir oyuncak. Uyku için iyi bir arkadaş oldu. Zor zamanlarda kurtarıcı niteliğinde olan projektör hareketli olmasıyla da oldukça dikkatini çekti oğlumun. Yüz üstü uyumayı sevdiği için dönenceden çok sevdi. 

Ses Çıkartan Köpecik; ilk hediye oyuncağımız. Oğlumun ilk göz takibini bu oyuncakla yaptık. Kırmızı rengi ve çıkardığı ses ile ilk zamanların favorisiydi. Şimdilerde arasıra kulağını ısırıyor o kadar. 6. aydan sonra ilgilenmediği oyuncaklar listesinde. Şimdilerde arkadaşı Kaan oynuyor. (Playgro)
Resim yazısı ekle

Yastık; Çilek bebek odasının hediye ettiği uyku setinin süs yastığı. Yumuşacık polar dokusu ve rengi ile oğlumu cezbetti ve ara ara güreş tutup kahkahalar eşliğinde burnumuzu sürtüyor. 
Plastik Bardak; Çocukların oyuncak dışındaki şeylere ilgisi malum. Bu da dışarıda yemek yerken eline verdiğim ve o günden beri oynamaya çıldırdığı oyuncağı :)


Oyuncaklarımızı yenilediğimiz zamanlar da oldu. Bunun gibi renkli kurdelalar ile eklemeler yaparak daha cazip hale getirdik.


Bazen hiç beklenmedik şeyler müthiş bir oyuncak oluveriyor. Işıklı topu yeğenlerim parçalayınca içinden çıkar parçayı koyduğumuz su şişesi uzun bir süre harika bir oyuncak oldu :)



Işıklı toplar, ilk zaman sadece ilgi çekmek içindi zamanla kendisi yere vurup ışığını yakmayı öğrendi.



Tef kısa bir süre kemirmeye ve arasıra vurarak ses çıkarttı o kadar.



Yeğenlerden kalma bir top, arasıra atıyordu ama ilk kez arkadaşın ev ziyaretine gittiğimizde abi ile top atmaca oynarken Bartu'nun da oynadığını keşfettik (9 aylık). Karşısına geçer ve ona atarsak o da bize geri atıyor.




Uzun soluklu oyuncaklarımızdan birisi. İlk zaman yalnızca bakıyordu ve genellikle ben sayfaları çeviriyordum. Sonra ortadaki tuşları avucu ile basmayı öğrendi ve 9 aylık olduğunda ise çok rahat sayfa çevirmeye, baş parmağı ile burnundaki kırmızı düğmeye basmayı öğrendi. Burnundaki düğme ile çok uğraştı aslında, işaret parmağı ile bir türlü basamayınca baş parmağı ile de basabileceğini bu oyuncak ile keşfetti. (Fisher Price)


Benina arkadaşlarımdan hediye gelen bu peluş çiçekleri oğlum bolca kemirdi.



Bir İkea ziyaretimizde oynattığımızda kıkır kıkır güldüğü için almıştık. Arasıra Ejderha Bartu'nun boynundan gıdıklıyor :) (İkea)


Yeğenime aldığım oyuncaklardan birisi oğluma geri döndü. Melis ablasına çok teşekkür ederiz :) (Chicco)



Sıktıkça oğlumun suratına hava üfleyen bu oyuncak aslında babasının. Sünger Bob hayranı eşime bir zamanlar hediye almıştım. Şimdilerde oğlum kemiriyor :)


Anne-baba yer evlet oynar. Top gibi yuvarlak olmadığı için çok daha iyi kavrayabildiğinden bunlara bayılıyor. Bizde arasıra arttırıyoruz bu oyuncakların sayısını. Ne zaman bu kadarını kim yedi diye hesap sorar bilinmez :)




Sıktıkça oğlumun suratına hava üfleyen bu oyuncak aslında babasının. Sünger Bob hayranı eşime bir zamanlar hediye almıştım. Şimdilerde oğlum kemiriyor :)


Mini mini arabamız. Henüz atmaktan başka bir işe yaramıyor.


Sophie oğlumun olsa da diğerleri ben Annenin oyuncakları :)


Bu güzellikde Sophie'nin arkadaşı Sophie Türkiyeden hediye geldi.


Bartu büyüyüp bunların kıymetini bilene kadar bunlar benim oyuncaklarım :)


Bizim evde ne kadar çok zürafa var!


Bir dişi kırılmış plastik salata kaşığı uyurken bile elininden bırakamadığı kadar değerli :D

Oyuncağın adını bilmiyorum ama oğlumun dedesinden, babasına, amcasından, teyzesine kadar bir çok neslin bildiği bir oyuncak. Kim görse çocukluğuna dönüyor, "ben şöyle oynardım biz böyle yarışırdık" gibisinden cümleler kuruluyor. Şuan tamamen plastik olan oyuncak benim dönemimde top kısmı plastik sapı ahşapken daha eskilere gidildiğinde tamamen ahşap olarak çıkıyor karşımıza.  Bunlardan üç adet olduğu için yarış yaptığımız bile oluyor. 
Ve en önemlisi oğlum bunu çok seviyor ve çok da güzel oynuyor, kuşaklardır süregelen bu basit  oyuncak ile harika anılar ve duygusal sohbetleri de beraberinde getirdiği için bende çok seviyorum.


Çok fonksiyonlu ve hepsi bir arada bulunan ekonomik fiyatlı bir oyuncak. Kaplar içiçe yada üst üste geçiyor. Kova zürafanın gövdesi olabildiği gibi kovaya takılan bir kapak ile şekil ayırma deliklerinden şekilli bloklarıda atabiliyor. Bartu en çok bizim üst üste koyduğumuz kapları yıkmayı seviyor. Bazen içiçe koyduğumuz kapları tek tek ayırıyor bazende kovanın içine bulduğu herşeyi dolduruyor. (Todizo)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder